Bakan Ergün: Bölgeye teşvikten çok demokratik adımlar yatırım getirdi

2010-05-08 23:47:23 - Bu haberi 336 kişi okudu.

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, son yıllarda ekonomide uygulanan başarılı çalışmalarla Türkiye'nin bölgesinde model ülke haline geldiğini belirterek, "Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerine teşvikten çok demokratik adımlar yatırım getirdi." dedi.

Mardin'de düzenlenen ve Doğu-Güneydoğu Anadolu Bölgelerindeki Organize Sanayi Bölgeleri (OSB), Sorun ve çözüm önerilerinin masaya yatırıldığı toplantıya Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Mardin Vali Vekili Yavuz Selim Süzer, Belediye Başkanı Mehmet Beşir Ayanoğlu, OSBÜK Başkanı Mahmut Yılmaz, DİKA Genel Sekreteri Abdullah Erin, bölge valileri, bölgedeki, OSB Başkanları, Ticaret ve Sanayi Odaları Başkanları ile işadamları ve sanayiciler katıldı.

Grand-Yay Oteli'nde düzenlenen toplantıda konuşan Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, demokratik açılımlarla birlikte bölgede yoğunluk kazanan yatırımlara dikkat çekti.



"YATIRIMIN DEĞİŞMEZ ŞARTI İSTİKRAR"

Yatırımcının istikrara önem verdiğini anlatan Bakan Ergün, "Yatırımcı istikrarsızlık işareti görürse yatırım yapmaz. Demokrasi, hukukun üstünlüğü ve inanç hürriyetinde sıkıntı olursa ekonomik ilerlemenin de olması mümkün değildir. Türkiye'nin demokrasi konusunda attığı adımlara hep beraber sahip çıkmalıyız." diye konuştu.

Hükümetin son açıkladığı teşvik belgesinde, Doğu ve Güneydoğu'daki illerin büyük çoğunluğunu 4. bölge kapsamına aldıklarını ve bu bölgelerde yapılacak olan yatırımlara büyük kolaylıklar sağladıklarını hatırlatan Bakan Ergün, "Teşvik uygulaması, bu iki bölgemize yapılan yatırımların artmasına vesile olsa da, demokratikleşme alanında attığımız adımlardan sonra, çok daha iyi yatırım rakamlarına ulaşacağımıza inanıyorum. Demokrasi, hukuk devleti, insan hakları ve özgürlükler alanındaki ilerlemeler, aynı zamanda ekonomik ilerlemenin de temelidir. Demokratik alanda attığımız adımlar sayesinde bu bölgedeki yatırımlarda da büyük bir artış oldu. Bir ülkenin kalkınmışlığı o ülkede demokrasinin gelişmesine bağlıdır. Yatırımcı, ülkede demokratik istikrarsızlık, ekonomik zafiyet, hukuki zafiyet görürse oraya yatırım yapmaz. Düşünceyi açıklama inanç hürriyeti teşebbüs hürriyeti gibi temel haklarda bir sıkıntı yaşanırsa oradan da kaçar. Bu anlamda demokratikleşmenin önünü açmak için attığımız dev adımlara hep beraber sahip çıkmamız gerekiyor." dedi.

Türkiye'deki OSB'lerin gelişmesinin önemine değinen Bakan Ergün, her şehrin kendi potansiyelini ortaya çıkarması gerektiğini aktardı.

Ergün, "Sadece birkaç şehrin omuzlarında ekonomi yükselemez. Diğer şehirlerinde kendi potansiyelleri ortaya çıkarması gerekiyor." şeklinde konuştu.

Bakan Ergün şöyle devam etti: "Bu iki bölgemizde yer alan organize sanayi bölgelerinin sorunlarını iki ana eksen etrafında konuşmamız gerektiğine inanıyorum. Bunlardan birincisi Organize Sanayi Bölgeleri'nin Türkiye'nin her yerinde yaşadığı bazı sıkıntıların bu bölgelerde de görülmesi ve planlı sanayileşme ile ilgili genel sorunlardır. İkinci eksen ise, bu iki bölgemizin kendine has sıkıntılarından kaynaklanan sorunlardan oluşmaktadır. Bakanlık olarak Organize Sanayi Bölgelerinin sorunlarını gidermeleri, doluluk oranlarını artırmaları ve daha başarılı bir seviyeye gelmeleri için önemli çalışmalar yapıyoruz. Ülkemizin refahını ve zenginliğini artırmak için, dünya standartlarında üretim yapan bir sanayi oluşturmamız gerekiyor. Sahip olduğumuz kaynakları ürüne dönüştürmenin, bu ürünleri dünya pazarlarına göndermenin ve istihdam oluşturmanın en etkili yolu budur. Ancak şunu hatırımızda tutmalıyız ki, sanayileşme sadece fabrika kurmaktan ibaret değildir. Bu fabrikalar nereye kurulacak, hangi sektörlerde faaliyet gösterecek, hangi ölçekte üretim yapacak, ulaşım ağına nasıl entegre edilecek veya çevreye verilen zarar nasıl en aza indirilecek gibi soruların üzerine de ciddiyetle eğilmemiz gerekiyor. Organize Sanayi Bölgeleri'nin önemi işte tam da bu gibi sorulara en iyi cevap üreten kuruluşlar olmalarından kaynaklanıyor."

Konuşmasında Türkiye'nin OSB uygulamasıyla tanışmasının üzerinden neredeyse yarım yüzyıl gibi uzun bir zaman geçtiğini hatırlatan Bakan Ergün, "Bu süreçte, önemli bir mesafe kat ettiğimizi, büyük bir tecrübe kazandığımızı rahatlıkla söyleyebiliriz. Bugün komşu ve çevre ülkelerin önemli bir kısmı, kendilerini model olarak Türkiye'deki uygulamaları seçiyorlar. Altyapısı tamamlanmış bu alanlar, sanayicilerimizin uluslar arası standartlarda yatırım alanlarına yönelmelerini, üretimin çok daha verimli bir ortamda geçmesini, maliyetlerin azalmasını ve kalitenin de artmasını sağlıyorlar. Kümelenme, işbirliği ve ortaklık faaliyetlerinden kaynaklanan, bilgi, beceri ve sermaye paylaşımı, üretim örgütlenmemiz üzerinde olumlu etkiler doğuruyor. Çarpık sanayileşmenin doğurabileceği kentleşme ve çevre sorunlarını da böylelikle asgari düzeyde tutabiliyoruz. Yatırımların planlı bir şekilde yönetilmesi, sanayinin belli bölgelere yoğunlaşmasından ziyade tüm ülkede yaygınlaşmasına ve bölgeler arasındaki farklılıkların azaltılmasına da zemin hazırlıyor. Böylece daha çok üretme, istihdam oluşturma ve ihracat yapmanın anahtarını elde tutmak da mümkün oluyor. " ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin, sadece birkaç tane şehrin omuzlarında yükselemeyeceğine değinen Ergün, " Toplumu ekonomik ve sosyal açıdan büyüten bir kalkınma için, bütün şehirlerimizin kendi potansiyellerini açığa çıkarmaları gerekiyor. Türkiye'nin bugün yaşadığı birçok sorunun temelinde, bölgesel eşitsizlik sorununun yattığı bilinen bir gerçektir. Bir yerde yaşanan sorun, sadece o yeri ilgilendirmiyor; bir yerde yaşanan sorun bu ülkenin kaderleri birbirine sıkı sıkıya bağlı olan bütün insanlarını ilgilendiriyor. Bizim daha çok yatırım, daha çok üretim yapmamız için güven ve istikrarı ülkemizin her yerinde tesis etmemiz gerekiyor." diye konuştu.

Anadolu'yu yatırım üssüne dönüştürmenin gerektiğinin altını çizen Ergün, uluslararası yatırımları da çekmek için her şehirde yatırım ortamının üst seviyeye çıkarılması gerektiğini kaydetti.

Ergün, konuşmasına şöyle devam etti. "Anadolu'yu bir yatırım üssüne, bir yatırım merkezine dönüştürmek, sadece yerli değil uluslar arası yatırımların da Anadolu'ya akmasını sağlamak için, yatırım ortamını bu ülkenin her şehrinde daha üst seviyelere taşımaya mecburuz. Bugün Doğu ve Güneydoğudaki illerimiz, daha iyi durumda olsalardı, Orta Anadolu'da, Karadeniz'de yer alan birçok şehrimiz daha fazla üretebilselerdi, Türkiye çok daha kalkınmış, müreffeh bir ülke olurdu. Hükümetimiz, bu konuya büyük bir önem veriyor, şehirlerimizin daha bayındır şehirler haline gelmeleri için yoğun bir çaba sarf ediyor. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimize, tarihte hiç olmadığı kadar bu dönemde yatırım ve hizmet götürülmüştür. Bu iki bölgemize, eğitim, sağlık, ulaştırma, toplu konut ve enerji gibi alanlarda büyük yatırımlar kazandırıldı. Bu alanlarda yapılan yatırımlar, aynı zamanda sanayi ve üretime de yapılan yatırımlardır. Zira ulaştırma ağı iyi olmayan, yeterli enerji tesisleri bulunmayan, yetişmiş insan gücünü bünyesinde tutamayan şehirlerde, sanayinin gelişmesi de beklenemez."



"2010'DA OSB YATIRIM ÖDENEĞİNİN YARISINI 2 BÖLGEYE TAHSİS ETTİK"

Konuşmasında ekonomik gerçekleşmelerle ilgili bilgiler de veren Ergün, "2003 – 2009 yılları arasında KOSGEB aracılığıyla iki bölgemizde yer alan KOBİ'lere kullandırdığımız kredi miktarı 656 milyon dolara ulaşmıştır. Bu iki bölgemizde, 1962'den 2002'ye kadar 40 yılda 13 tane Organize Sanayi Bölgesi tamamlanırken, geride kalan 7.5 yılda 10 tane OSB tamamlanmıştır. 2010 yılı yatırım programımızda yer alan OSB proje stoğumuzun yüzde 35'ini, OSB yatırım ödeneğimizin ise yüzde 51'ini bu iki bölgemizdeki projelere tahsis ettik. Sadece bu rakamlar dahi, bizim bu bölgelere verdiğimiz önemi ve bu bölgelerde yaşanan değişimi göstermek açısından yeterlidir. Bu 23 organize sanayi bölgesinde yüzde 73 doluluk oranı ile yaklaşık 110 bin kişi vatandaşımız çalışıyor. Buralarda tam kapasiteyle çalışılması durumunda, 25 bin vatandaşımızın daha iş bulma imkânı vardır. Ancak bu da yeterli değildir, Türkiye ekonomik, sosyal ve demokratik açılardan geliştikçe, bu iki bölgede faaliyet gösteren organize sanayi bölgelerinin büyüyeceklerini ve sayılarında artış olacağını düşünüyorum."

Komşularla geliştirilen sıfır sorun ve maksimum işbirliği anlayışına dayalı ilişkilerin meyvelerini almaya başladıklarını anlatan Bakan Ergün, "Komşu ve çevre ülkelerle yaptığımız ticarette çok önemli ilerlemeler yaşanıyor ve artık bu ülkelerle ortak projeler üretiyoruz. İran ile sanayi, ticaret ve teknoloji konularında işbirliğinin gelişmesi amacıyla sınır bölgesinde "ortak serbest sanayi bölgesi" kurma yönündeki çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Suriye ile vizenin kaldırılması sonucu sınır kapılarından giriş-çıkış yapanların sayısı yüzde 100'e yakın oranda artmış; sınırda ve il merkezlerinde önemli bir ekonomik canlılık yaşanmaya başlamıştır. 2002'de bu iki bölgemizin ihracatı yıllık 841 milyon dolarla sınırlı olmasına rağmen, 2009'da 5,3 milyar dolar ihracat yapıldı. 2002'de hiç ihracat yapmayan Tunceli, ihracat yapmaya başladı. Küresel ekonomik krizin en yoğun yaşandığı 2009 yılında bir önceki yıla göre İran'a ihracatımız hemen hemen aynı kalırken, Irak ve Suriye'ye ihracatımızda sırasıyla yüzde 30 ve yüzde 27 artış kaydedilmiştir. " açıklamasında bulundu.

Ortadoğu pazarlarına açılmak isteyen yerli ve yabancı firmalar için, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun çok önemli bir yatırım üssü haline geleceğini vurgulayan Ergün şunları kaydetti: "İş dünyamızla el ele, gönül gönüle vererek, bu ülkeyi çok daha iyi seviyelere taşıyacağımıza, daha fazla yatırım çeken, üreten, ihracat yapan bir Türkiye inşa edeceğimize inanıyorum. Bakanlık olarak, sadece organize sanayi bölgeleriyle ilgili hususlarda değil, yeni yatırımlardan kredi teşviklerine, markalaşmadan ar-ge çalışmalarına kadar her alanda, sanayicilerimizin yanında olmaya devam edeceğimizi özellikle hatırlatmak istiyorum."



VALİ VEKİLİ SÜER'DEN SANAYİCİLERE ÇAĞRI

Vali Vekili Yavuz Selim Süer, Mardin gerek tarihi gerek mimarisi gerek arkeolojik yapısı ile kültür ve medeniyetlerin başkenti olan Mardin'de uygulamaya konulan Tarihi Değişim Projesi kapsamında bölgenin eski silületine kavuşturulacağını söyledi.

Mardin'in sahip olduğu ekonomik potansiyel hakkında bilgiler veren Vali Vekili Süzer, sanayicileri Mardin'e yatırım yapmaya çağırdı.

Mardin'in Suriye ve Irakla komşu olması nedeniyle son yıllarda yatırımcılar için cazibe merkezi haline geldiğini ifade eden Süzer, "Bir taraftan Turizme dayalı hizmet sektörünün diğer taraftan da tarıma dayalı sanayi sektörünün gelişmesiyle yaşanan ekonomik canlılık, Sanayi Bölgesinde üretimin yüzde 100'e varmasını sağlamıştır. Yatırımcıların İlimizde yatırım yapabilmeleri için ikinci bir Sanayi Bölgesine ihtiyaç duyulmaktadır. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından yapılacak olan Nusaybin Sınır kapsının faaliyet geçmesiyle Mardin'in ticaret hacmini daha da geliştirecektir. Mardin'in Suriye ve Irak gibi kardeş ülkelerle komşu olması sanayi ve ticari faaliyetlerin merkezi haline gelmesine büyük avantajlar sağlamaktadır." dedi.

OSB'ler hakkında bilgi veren OSBÜK Başkanı Mahmut Yılmaz ise 16 ilde bulunan 29 OSB'ye bakıldığında OSB'lerin toplam 8 bin 550 hektar yüzölçümü sahip olduğunu söyledi. Yılmaz şunları söyledi: "12 OSB'miz kamulaştırma ve altyapı inşaatı aşamasında, 17 OSB'mizde altyapı çalışmaları tamamlanarak üretime geçti. Faaliyetteki 17 OSB'mizde bin 392 adet firma faaliyette bulunuyor."

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesini sanayi havzası haline getirme yolunda büyük katkı sağlayan OSB'lerin önünün açılması gerektiğini dikkat çeken Yılmaz, "Bugün dünyayı sarsan ve ülkemizde de az hissedilen ekonomik krizin en önemli sebebi yeterli üretimin yapılamamasıdır. Ancak her şeye rağmen inadına üretim inadına istihdam diyen OSB'ler ülkemizin krizden minimum etki ile çıkmasında en büyük katkı sağlamıştır." dedi.

Şehir merkezlerinin giriş ve çıkışlarına gelişi güzel kurulan yatırım alanlarının denetlenmesi gerektiğini de dikkat çeken OSB Başkanı Yılmaz, bunun önüne geçilmesi için OSB'lerin cazibe merkezi haline getirilmesi ve OSB dışında sanayi yatırımı yapılmasının disipline edilmesinden geçtiğini sözlerine ekledi.

Haber Yorumları
Henüz hiç yorum eklenmemiş.
Yorum Gönder
Lütfen aşağıdaki formu eksiksiz doldurunuz. Yorumlar editör kontrolünden sonra yayınlanmaktadır.
İsim
:
E-posta
:
Yorum
:
Güvenlik Kodu
:
Kodu Doğrula
:
1.7520
1.7640
2.2950
2.3120
2.7550
2.8000
 
Çeyrek Altın

Alış TL
97.65

Satış TL
104.00

Ata Cumhuriyet

Alış TL
401.76

Satış TL
423.00

Gram Altın (Has)

Alış TL
61.18

Satış TL
63.12